2800 yıllık tapınakla, Harput’un UNESCO asıl listesine girmesi hedefleniyor

/ELAZIĞ, UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde olan Elazığ’daki Harput Kalesi’nde yapılan kazı çalışmalarında 2 bin 800 yıllık ‘açık hava tapınak alanı’ bulundu. Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, bulunan tapınağın, Harput’un UNESCO asıl listesine alınmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Urartular, Hurriler, Asurlular, Selçuklular, Bizans ve Osmanlı gibi medeniyetlerden kalma tarihi yapıların yer aldığı Elazığ’da M.Ö. 8’inci yüzyılda Urartu Krallığı tarafından inşa edilen Harput Kalesi’ndeki kazı çalışmalarında, güneybatı kısmında, doğal kayaların oyulmasıyla yapılan açık hava tapınak alanı bulundu. Kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılan farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların yer aldığı alanın, dini törenlerde kullanıldığı tahmin ediliyor. Bulunan alan ile birlikte kaledeki Urartu dönemine ait tapınak alanı sayısı da 3’e çıktı.
Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından tespit edilen açık hava tapınak alanının temizlenerek bu yıl ziyarete açılması hedefleniyor. Tapınak alanının 2018’de UNESCO geçici listesine alınan Harput Kalesi’nin asıl listeye girmesi konusunda katkı sağlaması bekleniyor.
BU YIL TURİZME AÇILMASI HEDEFLENİYOR
Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, daha önce de kalede 2 kutsal alanın bulunduğunu belirterek, hedeflerinin Harput’un UNESCO asıl listesine girmesini sağlamak olduğunu aktardı. Prof. Dr. Aytaç, “Bulunduğumuz kutsal alanın geniş alanda çift yönlü basamakların olduğu, kurban kesim alanının varlığı, töreni izleyenlerin basamaklarla batıya doğru alanlarda izlediklerini ve diğer bilgiler ile beraber çok önemli bir alan olduğunu tespit ettik. 2 yıl önce bulduğumuz kutsal alanla birlikte kalede 3 tane Urartu dönemine ait mabet ya da kutsal alanın varlığı Urartuların batı sınırındaki Harput’un dini alanda da önemli olduğunu gösterdi. Alan uzmanlarıyla da istişare ettik ve gerçekten çok sayıda basamağın varlığı, kutsal alanlardaki kapı gibi bir nişin olabileceği, diğer basamaklarla beraber çok geniş bir tören alanı olduğunu anladık. Bununla ilgili araştırmalarımız devam edecek. Burada at nalı şeklindeki kutsalların bir kısmı sonradan tahrip edilmiş. Buna rağmen bize kutsal alan olduğunu gösteren çok fazla oyuklar ve kanal örnekleri var. Önemli olduğunu fark ettiğimiz bu alanı bu sene temizleme ve turizme açmayı hedefledik. UNESCO yedek listesinde olan Harput’un asıl listeye girmesi konusunda katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Pandemi etkeni olmazsa iç ve dış turizmin de artacağını görmekteyiz” dedi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *